| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Image Hosted by ImageShack.us Sağ klikle

Kardemin Diyari

Pps Video Sesli Şiir Fıkra Aşk Hikayesi Gizem ve Kıssadan Hisse Sesli Çocuk Masalları Oyun İndir Sağlık Radyo Tiyatrosu Biyografiler Spor Haber

Yazılar
 

Aşk Hikayesi - Öyle Birşeysin ki

Bir dilin bütün sözcüklerini kullansam, seni tarif edemeyeceğimi biliyorum. Ulaşılmaz oldu hep sana dokunmak,hissetmek...Ve dolu dolu yaşamak isterken seni,kocaman yanlızlıktı payıma düşen...

Payıma düşen herşeyi erteledim ama erteleyemediğim bir şey vardı,sana benziyordu. Su olsan dokunduğumda bozulurdun, bozulmayan bir şeysin...

Gidilecek bir yer olsan, sonu olurdu sevgimizin, sonu olmayan bir şeysin...

Uykuda görülecek bir rüya olsan, uyanırdım. Beni rüyamdan uyandıramayacak bir şeysin....

Seni, gözlerinden,üç ırmağın birleştiği yerden öpsem gözlerindeki sonsuz mavi ırmaklar dökülür yüreğime, içime ırmaktan öte dökülen bir şeysin...

Düşün ki; bir dağdan aşağı iniyoruz ve dünyada iki kişilik bir türkü kalmış, sevgiyle söylüyoruz, Öyle bir şeysin...

Seni düşündükçe yoruluyorum desem, dünyanın en büyük yalanı olur. Yalanım yok!

Bugünden yarına ne kalır bilmem ama sen kalırsın sevgilim.Tıpkı yatağı değişmeyen ırmak gibi. Bana hep kendimi hatırlatan bir şeysin...

Uzaksın, yakınsın, özlenensin ama bugün değil yarın gibi bir şeysin...

Fırtınalı bir denizin en sakin limanı sensin...

O limandaki tek yolcuda ben!

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :aşk hikayesi
Casper_m
03 Mayıs 2008
18:02
Yorumlar :0
 
 
 
 

PPS - Kaç Kere Ağladım - Kenan DOĞULU

Not: Bazı Slâytlar çalınmalara karşı şifrelendirilmiştir.

Bu şifrelendirmelerde bilgisayarlarınızda kurulu ofis programın 2000 ve altı sürüm olması nedeni ile PPS'ler izlenememektedir. Aşağıda sunduğum Power Point programını indirip Bilgisayarınıza kurarsanız bu sorununuz ortadan kalkacak tüm Slâytları izleme imkânınız olacaktır.

Sevgiler, Saygılar...

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :pps
Casper_m
03 Mayıs 2008
17:58
Yorumlar :0
 
 
 
 

Gizem ve Kıssadan Hisse - Rıfkı Amca

Vakit gece yarısı... Ortada ses sada yok...

Uzaktan bir iki köpek havlaması duyuluyor o kadar. Rıfkı amcanın yüreği kıpır kıpır... Akşam üzeri hac işlemini birlikte yaptırdığı müstakbel hacı arkadaşlarıyla vedalaşmış, evine gidiyor. Birkaç gün sonra Allah nasip ederse mukaddes topraklara doğru yola çıkacakla. Bu duyguyu ailesi ve çocuklarıyla paylaşmak için aceleci... Tenha sokakta ilerlerken, loş ışığı henüz sönmemiş bir evin önüne geldiğinde pis bir koku burnunun direğini kırıyor. Öyle pis koku ki, midesi bulanıyor. "Üüffff!" diyor gayri ihtiyari, "Bu ne pis bir koku Allahım. Leş kokusu bu be..." Koku sebebiyle sağına soluna bakınırken loş ışıklı pencereden bir ses duyuyor ağlamaklı: -Anne pişmedi mi daha? Durup içeriye kulak kabartıyor. -Az daha sabret yavrum. Az kaldı. Bir başka çocuk sesi. Diğer kardeşi olmalı. -Anne çok acıktım. -Tamam kızım pişiyor işte. Pis koku insanın midesini bulandırıyor. Öğürmemek için çaba gerek. Peki yavrularını teselli etmek isteyen annenin sesindeki mahzunluğa ne demeli... Rıfkı amca duramıyor: "Ben altmış yaşıma gelmiş bir ihtiyarım. Merak ettim yahu. Bir gidip soracağım." diyor kendi kendine. O zamanlar terör nerde, öyle anarşist nerde? Kimin aklına gelir art niyet... Üstelik biraz araştırsan herkes birbirini tanır. Hele Rıfkı amca ki, Erzurum'da bilmeyen çıkmaz. Biraz da bu cesaretle burnunun direği kırılsa da çalıyor kapıyı. Bir iki tıklatıyor tabii. Sonunda kapı çekingen bir şekilde gıcırtıyla açılıyor. Tamam işte, o leş kokusu içerden geliyor. Ama artık merak, kokuyu bastırmıştır. Kapı aralandı işte. Gencecik bir gelin. Otuz otuzbeş yaşlarında. Yüzüne yaşmak denilen cilbabını çekmiş kapı aralığından soruyor: -Kim o? -Benim kızım, ismim Rıfkı. -Ne istersiniz? -Yoldan geçiyordum. Sesler duydum. Halinizi merak ettim yavrum. Müsaade ederseniz bu meraktan kurtulmak istiyorum. O esnada zaten çocuklar da annelerinin eteğinden tutarak kapı aralığından bu meçhul adama bakıyorlar, niçin geldiğini anlamak istercesine... Rıfkı amca üstleri başlan loş ışıkta bile perperişan olan bu çocukların halini görünce koyveriyor kendini. Dünyası allak bullak oluyor. Ne haccın sevinci kalıyor yüreğinde, ne az önceki manevi heyecan. O yürek şimdi bir sorumlulukla sarsılıyor. Bir mü'min olarak, bu gece vakti iki küçük çocukla bu tenha sokakta loş ışığın altında hayat mücadelesi veren bu sahipsiz genç kadının halinden sorumlu hissediyor kendini. -Kimin kimsen yok mu kızım? -Yok amca. Kocam öleli iyice naçar kaldım. -Evine misafir olabilir miyim? -Buyur gel ama... Cümlenin sonundaki "ama"nın ne anlama geldiğini çok iyi biliyor Rıfkı amca. "Ne oturtacak misafir odam var, ne ikram edecek bir kahvem" denilmek isteniyor. Ne fark ederdi ki, Rıfkı amca ne misafir köşesine kurulmak ne de kahve içmek istiyor. Onun tek derdi bu kimsesiz ailenin halini öğrenmek. Öğreniyor tabi. Yüreği kıyım kıyım kıyılarak öğreniyor. Kapıdan içeri girer girmez dayanamayıp soruyor: -Kızım bu pis koku ne Allasen. Susuyor genç kadın. Dudaklar titriyor. Gözlerinden aşağı inen yaşları fazla saklayamıyor. Başını kaldırıp şöyle bir bakıyor, gece yarısı belki de Allah tarafından gönderilen nur yüzlü ihtiyara. -Söyle yavrum çekinme söyle... -Ölmüş köpek eti amca... Ardından hıçkırıklarını koyveriyor anne. Başını Rıfkı amcanın omuzuna koyup babasına sarılır gibi çaresizliğini anlatıyor: -Çocuklarım aç amca. Kimsem yok. Kime gideydim? Rıfkı amca taş mı sanki? Kim dayanır o hale? Koskoca adam, çocukluğundan beri ilk kez hıçkırarak ağlıyor, hem de çocuklar gibi: -Allahım affet... Allahım affet!.. Çocuklar melül melül annesiyle birlikte ağlayan ak saçlı adamın yüzünden aşağı süzülen yaşlara bakadursunlar Rıfkı amca ani bir kararla anneyi omuzundan tutuyor: -Tamam kızım, artık ben yanındayım. Sen benim kızımsın, bunlar da torunlarım. Hemen indir o leşi ocaktan. Bekleyin ben yarım saate kalmaz gelirim. Kimsede konuşacak hal yok. Rıfkı amca kapıdan çıkar çıkmaz, ardından atlı kovalarcasına koşuyor. Hem koşuyor hem söyleniyor: -Hacca gitmiyorum bu sene... Hacca gitmiyorum... Allahım affet... Hacca gitmiyorum... Kendi evine vardığında evdekilerin yüreği ağzına geliyor. Eyvah, babalarına ne oldu? Öyle ya Rıfkı amcanın göğsü körük gibi inip kalkıyor. -Baba, bu ne hal. -Hemen dediğimi yapın! -Tamam da baba? Ardından talimatlar yağdırıyor herkese: -Hanım, kullanmadığın ne kadar tabak çanak varsa hepsini çıkart. Yastık yorgan, halı kilim ne varsa çıkartın. Bu telaş üzerine Rıfkı amcanın diğer çocukları da başına üşüşüyor. Ama baba bu. Kimse bir isteğim ikileyemez. Öyle bir saygı var o zaman. Rıfkı amca, hem ağlıyor hem oğluna kızına torunlarına emirler yağdırıyor tatlı tatlı: -Sen badana boya için kireç vs tedarik et; Sen keser çekiç çivi falan ayarla. Sizler yastık yorgan çarşaf çıkartın. Sen un yağ şeker gibi erzak hazırla... Haydi hemen yola çıkacağız! -"Eyvaah" diyor aile, "Rıfkı amca hac sevdasıyla aklını oynattı." Çünkü gece gündüz hac için hazırlık yapan bu adam birden ne oldu da bu hale geldi? "Tamam bu iş burda bitti" diyor aile. Ama bakalım ne olacak? Yarım saat sonra baba önde, yastık yorgan, mala çekiç, tencere tabak, ailesi ardında. Rıfkı amca yine aynı heyecanla kapıyı tıklatıyor. "Geldik yavrum, geldik!" diyor. Rıfkı amcanın ailesi gördüğü manzara karşısında şaşkın. Herkes nerdeyse küçük dilini yutacak. Ama az sonra işin sırrı anlaşılıyor. Bu kez görev taksimatı hemen aracıkta yapılıyor. Mağdur anne ve çocukları hemen Rıfkı amcanın evine misafir olarak götürülüyor. Çocukların yemekleri hazırlanacak. Güzelce yıkanıp temizlenecek ve karınları doyurulacak. Orda kalanlar da kadıncağızın evini oturacak hale getirecekler. Sabaha kadar evin altı üstüne getiriliyor. Biri kapıyı pencereyi tamir ediyor. Biri boyayı badanayı başlatıyor. Yastıklar yorganlar yerleştiriliyor. Kilimler seriliyor. Ev sabaha bayram evi gibi hazırlanıyor. Üstelik o gürültüyü ne bir komşu duyuyor, ne kimse rahatsız oluyor, hayret!.. Sabah ezanlanıyla birlikte herşey tamam... Rıfkı amca ertesi gün huzura kavuşmuş, belli... Sakinleşmiş halde, çocukları tekrar evinde ziyaret ediyor. Erzak getirilmiş çuval çuval... Ayrıca hacca gitmek için ayırdığı parayı da genç anneye teslim ediyor. -Amca Allah senden razı olsun. Allah gönlüne göre versin. Birkaç gün sonra... Hacı adayları yola revan oluyorlar... Rıfkı amca arkadaşlarını yolcu ederken bir garip halde. O mübarek topraklara gidemediği için yüreği buruk. Gerçi çaresiz bir annenin imdadına yetiştiği için de huzurlu. Bu garip duygularla yol arkadaşlarını uğurlayıp, mahzun bir şekilde arkalarından el sallarken, Rıfkı amcanın çocukları, babalarının bu haline doğrusu çok üzülüyorlar. İkibuçuk ay boyunca hacdan dönen arkadaşlarının yolunu gözlüyor Rıfkı amca. Hiç olmazsa onlardan dinleyecek o mübarek yerleri... Ama Rıfkı amcanın ailesi bir kere daha şaşıracak. Çünkü hacdan dönen arkadaşlarının soluk aldığı ilk yer Rıfkı amcanın evi. Herkes Rıfkı amcaya gelip, hürmetle elini öpmek için eğiliyor. Rıfkı amca bile şaşkın: -Hayırdır, hacdan dönen sizsiniz. Ben size gelecekken? -Sen oradaydın. Bizden sonra nasıl gittin? Bizden önce nasıl döndün sen oradan? Hacı Rıfkı? -Yanılmış olmayasınız. -Nasıl yanılırız Hacı Rıfkı, Bize bu yeşil akikleri hediye vermedin mi? Rıfkı amcanın buğulu gözleri uzak ufuklara dalıp giderken, hacı arkadaşları hala, ellerindeki yeşil akikleri Rıfkı amcaya gösterip onu inandırmaya çalışıyorlardı. Yazarı Bilinmiyor
|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :gizem ve kıssadan hisse
Casper_m
03 Mayıs 2008
17:54
Yorumlar :0
 
 
 
 

Oyun İndir - Giza 1.0.3.18

Crack gerektirmez

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :oyun indir
Casper_m
03 Mayıs 2008
17:34
Yorumlar :1
 
 
 
 

Aşk Hikayesi - Bir Kadının Güncesi

Rüzgarda kapatmayı unuttuğum pencereler gibi çarpıyor kelimeler kafamın içinde. Halimse, İstanbul'un yüzüme yansıması gibi.. Onun gibi her telden, içiçe, yitik ama hala görünür keskinlikte.. Şiirlerimi sayfa sayfa koparıp gemi yapmaya karar verdim. Mısraların hepsi sana ait zaten ama ya gemiler?

Merak etme gemilerden önce ulaşacak sana ait olan ne varsa. Hayallerimden mi konuşalım? Hayır bu iyi fikir değil. Onlarda günden güne seyrekleşiyorlar, tıpkı saçların gibi...Biraz daha bükülüyorlar. Onları yazsam, hepsi italik olurdu.. Gülme, valla öyle olurdu şekilce.

Birazdan, kentin kalabalığına karışacağım. Vitrinlere bakarken, onca renk arasında sevdiğim rengi arayacak yine gözlerim. Hani bir sürü fotoğrafa bakarız ama illa sevdiğimize dikkat kesildiklerimiz vardır, işte onun gibi şeyler dolduracak geri kalan günümü. Bir de biten parfümümün yenisini alacağım. Evet, O eşsiz, aziz, yüce Önderin doğum yılı ile aynı olan kokuyu kullanıyorum; 1881..

Sonra mı? Evime döneceğim ve mevsimden yana dertli tarafım çıkacak ortaya. Kar yağmıyor diye sızlanacağım.Senin bana verdiğin cam küreyi sallayıp, o masallardakine benzeyen şirin evin üstüne yağan yapay karları izleyeceğim bir müddet..

Duyuyor musun? Hayır tabi ki duymuyorsun!.. Bill Douglas'ın Sweet Dancer'ı yükseliyor odanın içinde. Seninle ortak yapımımız olan tabloya bakıyorum.

Renkleri ne de güzel kullanmışız!..Sorumsuzca, özgürce..Fırça dansçı olmuş, gezindiği her yerde ayak izleri var..Elimde mi? Hayır fırça yok..Kadeh var içinde martini danseden. Havaya kaldırıyorum şimdi onu, tabloya, sana, hayata, bana...

Hayata kaldırmışken aklıma geldi de, bir ara hayatıma anlam yüklüyordum ama yarıda kalıyordu. Her defasında errorle mücadele edip durdum. Hani bir tişörtüm vardı anımsadın mı? İstanbul loading.. diye. İşte onun gibi..

Bazen insan kendini trafik lambasındaki sarı ışık gibi hissediyor. Varolduğu belli fakat işlevselliği yok. Bir çok şeyin tadı kekremsi ya da noksan. Çerçevesiz resim, resimsiz duvar, duvarsız çivi misali...

Tamam, tamam..Avaz avaz susuyorum valla. Kötümser miyim? Hiçte değil. Arada ruhhalime ters rüzgarlar esiyor, kötümser bir etek başıma geçiyor..Gözlerim görmüyor. Öyle bir karanlık hali işte..

Diyorum ki, yaptığım her şey sıfırsa, bir tek rakam yetecek günün birinde hepsinin başına. O an tüm sıfırların paha biçilemez bir anlamı, önemi ve yeri olacak. O gün hangi gün? Hangi ben olacağım bilemiyorum..

Yoo..tabii ki kendimi seviyorum. Ben yalnızca yapmak istediklerimden demvuruyorum bilirsin.. Ya sen ne yapıyorsun şimdi? Hala evinin arkasındaki o salıncak duruyor mu? Hoşlanırdım ondan biliyorsun..Senden daha çok hoşlanırdım o ayrı tabii..

Ben yazmaya doyamam ama şimdilik biraz doymuş gibi yapayım. Sayfa da biraz dinlenmiş olur böylece.Elimi kalemden çekip, hamurun içine bırakacağım az sonra. En sevdiğin kurabiyeler için. Hımm..vanilyanın kokusunu alıyorum şimdiden...

Gökçe Gerçek

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :aşk hikayesi
Casper_m
03 Mayıs 2008
17:31
Yorumlar :0
 
 
 
 

Gizem ve Kıssadan Hisse - Çocukları Yaşamayan Kadın

Bir zamanlar, her yıl bir çocuk doğuran bir kadın vardı. Bu kadının doğurduğu çocuklar altı aydan fazla yaşamıyordu. Çocuklar üç ya da dört aylıkken ölüp gidiyorlardı. Bu durum kadını çok ama çok üzmekteydi, bir zaman tahammül edemeyerek feryadı bastı:

–Ya Rabbi! Bu çocuklar bana dokuz ay yük oluyor, üç ay da ferahlık veriyor, sonra elimden uçup gidiyor. Bana verdiğin nimet gökkuşağından bile tez geçip gidiyor.

Kadının bu şekilde tam yirmi çocuğu öldü. Çocuklarının ölümünden duyduğu elemle Allah dostlarına gidiyor, dua istiyordu. Nihayet bir gece rüyasında yemyeşil cenneti gördü. Köşkün birinin üzerinde adının yazılı olduğunu fark etti. Orasının kendisine ait olduğunu sandı. Ona dediler ki:

– Burası, doğruluktan ayrılmayan kişiye aittir. Sana da nasip olması için bir hayli hizmet etmen gerek. Fakat sen Allah'a sığınmada tembellik ediyorsun, Allah da buna karşılık sana o musibetleri veriyor.

Bunun üzerine kadın:

– Ya Rabbi! İstersen yüzyıl çocuklarımı öldür, razıyım.

Köşkün bahçesine yavaş yavaş girince bütün çocuklarım orada gördü.

– Ya Rabbi! Ben çocukları kaybettim, fakat sen kaybetmemişsin!

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :gizem ve kıssadan hisse
Casper_m
03 Mayıs 2008
17:22
Yorumlar :0
 
 
 
 

PPS - Alev Alev - Feridun DÜZAĞAÇ

Not: Bazı Slâytlar çalınmalara karşı şifrelendirilmiştir. Bu şifrelendirmelerde bilgisayarlarınızda kurulu ofis programın 2000 ve altı sürüm olması nedeni ile PPS'ler izlenememektedir. Aşağıda sunduğum Power Point programını indirip Bilgisayarınıza kurarsanız bu sorununuz ortadan kalkacak tüm Slâytları izleme imkânınız olacaktır.

Sevgiler, Saygılar...

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :pps
Casper_m
03 Mayıs 2008
17:10
Yorumlar :0
 
 
 
 

Şiir - Allah Kahrettin - Ahmet Selçuk İLKAN - Sesli - Casper_m

 

 

Bu böyle sürüp gitmeyecek biliyorum

Bir sabah bir dilencinin avuçlarına bırakacağım kalbimi

Kim ne derse desin!

Tahammülüm kalmadı artık

Bıktım seni sensiz yaşamaktan

Nasılsa döneceğin yok senin

Çıldıracağım bu gidişle

Allah kahretsin! ..

 

Durup durup seninle gezdiğim yerlerde dolaşıyorum

Sanki köşe başından sen çıkacaksın

Sanki duraklarda beni bekliyorsun

Geçen gün birine rastladım aynı sokakta

Saçları sen gözleri sen kaşları sen

Koştum heyecanla peşinden

Ve hayatımda ilk defa bir tokat yedim senin yüzünden

Allah kahretsin! ...

 

Dünya ateşler içinde

Savaşlar almış başını gidiyor

Afrika'da insanlar açlıktan ölüyor

Bense bu gidişle sensizlikten öleceğim

Umurunda mı senin?

Kimbilir hangi cehennemdesin?

Allah kahretsin! ..

 

Hangi masaya otursam

Senin sevdiğin içikiyi koyuyorlar önüme

Vazomda hep senin sevdiğin çiçekler

Ve dudaklarımda hep senin sevdiğin şarkılar

Senin doğumgünlerini kutluyorum senden habersiz

Ve her sabah dualar ediyorum mutluluğun için

Ne yapsam, ne etsem, nereye gitsem

Ecel gibi peşimdesin

Allah kahretsin! ..

 

İşte böyle bir sevda benimkisi

Bu zamanda, bu devirde

Haklısın adam olacağım yok benim

En güzeli artık son vermek bu hayata

En korkunç uçurumlardan bırakmak kendimi

Ya da en yüksek tepelerden

En uçsuz bucaksız denizlere bırakmak bedenimi

Ama içimde sen varsın

Ya sana bir şey olursa?

Allah kahretsin! ..

 
|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :sesli şiir
Casper_m
03 Mayıs 2008
16:59
Yorumlar :0
 
 
 
 

Gizem ve Kıssadan Hisse - Böylesine Bilge İnsanlar Nerede Şimdi?

Adamın biri, kotu yoldan kazandığı parayla bir inek satın almış. Sonra yaptığından pişman olmuş. İyi bir şey yapmak için ineği Hacı Bektaş-i Veli’nin dergahına bağışlamak istemiş. O zamanlar dergâhlar aşevi görevi de görüyormuş. Gitmiş Hacı Bektaş-i Veli’ye danışmış. Hacı Bektaş-i Veli, “helal değil” diye ineği geri cevirmiş.

Bunun üzerine Mevlana dergâhına gitmiş. Mevlana hediyeyi kabul etmiş. Adam daha önce Hacı Bektaş-i Veli’nin bu ineği kabul etmediğini söylemiş. Mevlana’ya bunun sebebini sormuş. Mevlana, “Biz bir karga isek, Hacı Bektas-i Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz. O yüzden biz senin hediyeni kabul ederiz. Ama o kabul etmeyebilir” demiş.

Adam üşenmemiş kalkmış Hacı Bektaş-i Veli’nin dergâhına gitmiş. Hacı Bektaş-i Veli’ye” Mevlana’nın kurbanı kabul ettiğini söylemiş. Bunun sebebini bir de siz açıklar mısınız? Diye sormuş. Hacı Bektas-i Veli de söyle söylemiş,”bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlana’nın gönlü okyanus gibidir”. Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir. Ama onun engin gönlü kirlenmez. Onun için, hediyeni kabul etmiştir.”

Birbirlerini yermeyen, kırmayan…

Dostlarının sözlerini iyiye yoran, yücelten…

Böylesine bilge insanlar nerede simdi?..

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :gizem ve kıssadan hisse
Casper_m
03 Mayıs 2008
16:28
Yorumlar :0
 
 
 
 

Oyun İndir - Virtua Tennis 30mb

1 BÖLÜM

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :oyun indir
Casper_m
03 Mayıs 2008
16:26
Yorumlar :0
 
 
 

Zirve100 Toplist
Beni Facebook'la!